Ana içeriğe atla

ÇOCUK GELİŞİMİNDE OYUNUN YERİ

 

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne

allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar

oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında

dünyayı çocuklara verelim

kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi

hiç değilse bir günlüğüne doysunlar

dünyayı çocuklara verelim

bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı

çocuklar dünyayı alacak elimizden

ölümsüz ağaçlar dikecekler

Nazım Hikmet

Oyun nedir?
Oyun, çocuğun kendi isteğiyle giriştiği, eğlendirici ve eğitici tarafı olan etkinliklerdir. Çocuğun zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal gelişimine olumlu yönde katkı sağlar. Hayatı öğrenmesine olanak sağlayan en uygun yoldur. Doğduğu andan itibaren  gelişim düzeyine ve becerilerine uygun olarak farklı şekillerde oyun aktivitesi görülür. Hurwitz oyunları sınıflandırarak tarif etmiştir.
Pratik oyunlar: Eğlence amaçlı tekrarlı hareketlerle oynadıkları oyunlardır. Kumla, suyla oynamak gibi.
Yapı oyunları: Çocukları malzemelerle yeni şeyler inşa ettikleri oyunlardır.
Yuvarlanma oyunları:  Bedensel olarak aktif olabildikleri hareketli oyunlardır.
Drama oyunları: Çocukların bir kimseyi canlandırarak, belli öykülerle “miş gibi” yaparak oynadığı oyunlardır.
Kurallı oyunlar: Belirli kuralları olan oyunlardır.
Tüm bu oyunlar belirli becerilerin kazanımlarını gerektirir. Gelişimsel olarak çocuklar sahip oldukları becerilere uygun olan oyunları tercih ederler.
 
Oyunun Önemi
 Oyun en genel anlamda çocukları hayata hazırlayan, kendisini, toplumu tanımasını sağlayan, farklı gelişim basamaklarına katkı sağlayan aktif öğrenme araçlarıdır. Gross, oyunun çocuklar için bir ihtiyaç olduğunu, hayatta kullanacağı gerekli becerileri kazandırdığını ve geliştirdiğini ifade etmiştir. Oyun çocuğun;
v  Zihinsel gelişimine katkı sağlar.
v  Bedenini tanımasını, motor becerilerini kullanmasını ve geliştirmesini sağlar.
v  Bilişsel becerilerini geliştirir; problem çözme, sorgulama, muhakeme yapabilme, dikkat, hafıza, dil gibi birçok bilişsel yetinin kullanılmasına ve gelişmesine fırsat sağlar.
v  Sosyal becerilerini arttırır. İş birliği yapmayı, ilişki kurmayı, paylaşmayı, yardım almayı ve yardımcı olmayı, sorumluluk almayı, uyumlu olmayı öğrenir.
v  Enerjisini dışa vurmasına yardımcı olur. Enerjisini gelişimine katkı sağlayacak şekilde aktif ve etkin kullanabilmesini sağlar.
v  Duygusal gelişimine fayda sağlar. Oyun aracılığıyla duygularını dışa vurabilir. Duygularını kontrol edebilmeyi, deneyimlemeyi ve ifade etmeyi öğrenir.
v  Toplumsal kuralları ve görevleri öğrenir.
v  Yeni beceriler kazanır.
v  Hayal gücünü ve yaratıcılığını geliştirir.
v  Düşünmeyi, bir problemi çözmeye çalışmayı öğrenir.
v  Kendine olan güveni artar.
v  Bağımsız hareket etmeyi öğrenir.
 Gelişime Göre Oyun
 Yavuzer, oyunu gelişimsel olarak sınıflandırmıştır;
(0-2 yaş) Tek başına oyun: Çocuklar iki yaşına kadar yalnız oyun oynamayı tercih ederler. Gelişimsel olarak, duyulara odaklandıkları bir dönemdir. Görsel, işitsel, koklama, dokunma gibi duyuları uyaracak oyunları ve oyuncakları tercih ederler. Bedenlerine odaklanmışlardır. bu yüzden motor becerilerini kullanabilecekleri araçlarla bireysel oyunlar oynarlar.
(2-4 yaş) Paralel oyun:  Ortak bir oyunun içinde yer almak yerine birbirlerinin oyunlarını izlemekle yetinirler. Yan yana oyun oynarken, birbirlerinden bağımsız olarak faaliyetlerini gerçekleştirirler.
(4-6 yaş) Kollektif  oyun: Birlikte oyun oynama başlar. Taklit etme bu dönemde sıkça görülür. Cinsiyet ayrımı belirginleşir. Oyunlarda toplu olarak organize olabilmek ve sonuca ulaşma amacı vardır.
(6 yaş ve üzeri) Kurallı oyun: Edinilen beceriler sonucunda kurallara uyma, kural koyma davranışları görülür. Futbol, istop vs gibi kurallı oyunlar tercih edilir.
 
 Piaget  0-2 yaşındaki çocukların ilk oyuncağının bedeni ve annesi olduğunu belirtmiştir. Bedeninde yaptığı yineleyici hareketleri oyun olarak algılar ve bedeninin ve nesnelerin işlevlerini öğrenir. 2-12 yaş arasındaki çocukların dışarıya yönelerek, taklit ve oyun yoluyla çevresini ve yaşamsal olayları fark ederek, günlük banyo yapmak, giyinmek gibi işlevleri yapmayı öğrenir. 12 yaşın üstündeki çocuklar ise daha mantıklı ve gerçekçi bakış açısına sahip olduklarından dolayı sosyal içerikli oyunlar oynamayı tercih ederler. Kendi dünyasından uzaklaşarak kurallı ve karmaşık oyunlardan zevk alır.
 Erikson, çocukların ilk ve ikinci yıllarında duyusal ve motor becerilerini bedenini ifade etmek için kullandığını ve ilerleyen süreçlerde nesnelerle çevrelerine uyum sağlamaya çalıştıklarını belirtmiştir.
 
Oyuncak seçimi nasıl yapılmalı?
 Çocuğun gelişimine uygun olarak bilinçli bir şekilde seçilen oyuncaklar, çocukların becerilerini geliştirmesinde çok büyük bir anlam ifade eder. Gelişimsel olarak oyuncak seçimleri değişse de tek değişmeyen ve oyuncaklarda dikkat edilmesi gereken en temel özellik, çocuğun oyuncağı tekrar tekrar oynamak istemesi ve oyuncağın farklı oyun kurmaya elverişli, eğlendirici ve merak uyandırıcı olmasıdır.
 Öncelikle oyuncak seçiminde ilk bakılacak şey çocuğun yaşıdır. Yaş, gelişimsel dönemi ve o dönemde edinilmesi gereken becerileri ve o döneme özgü yapılması gereken görevleri ifade eder.
  Erken dönemde (0-2) duyuları uyaran, çıngırak, zil, hayvan  figürleri, resimli kartlar gibi oyuncaklar tercih edilmelidir.
 Yürümeye başlayan çocuklar için, ince ve kaba motor becerilerini kullanabileceği Legolar, takıp çıkarabilecekleri küpler, kavrayıp atabilecekleri şekiller, plastik mutfak eşyaları vs.
 Okul öncesi dönemdeki çocuklar için yaratıcılığını ve hayal gücünü geliştirebilecekleri renkli, büyük resimli kitaplar, boyama kitapları, kum ve su,” miş gibi” oyunu oynayabilmelerine destek olacak meslek setleri, hayvan figürelerinin olduğu setler, müzikli kutular, oyun hamurları  vs.
 Okul dönemindeki çocuklar için, zihinsel ve sosyal gelişimlerine destek olacak kurallı oyunlar, kitaplar, kutu oyunları, top vs.,
 Çocuklar büyüdükçe oyun araç ve gereçleri artar. Çevrelerindeki her şeyi oyun kurmak için kullanabilirler. İlgilerine göre seçilen kitaplar, oyuncaklar oyun oynama motivasyonlarını arttırır. Evde anne ve babayla oynanan serbest oyun etkinlikleri de aile ilişkileri için çok önemlidir. Ebeveyn ve çocuğun birbirini tanımasını sağlar, iletişimi arttırır ve ilişkileri güçlendirir.
 
Çocuklar oynadıkça becerileri ve yetenekleri gelişir. Oyuncaklarda oyun dünyasının kurulmasında, oyun motivasyonun artmasına yardımcı olan araçlardır. Birçok oyuncak farklı yönleri kullanılarak daha işlevsel hale getirilebilir. Böylelikle çocuğun yaratıcılık yönünü kullanması sağlanır. Uygun oyuncak seçiminin birçok yararlı yönü vardır. Park ve ark. yaptıkları  bir araştırmada,  blok oyunlarının 6-7 yaş aralığındaki çocuklarda matematik becerisini geliştirdiklerini bulmuşlardır. Hurwitz’ e göre oyun küpleri çocukların sayı sayma becerisini arttırır. Birçok uzmana göre, toplu oyunlarda iş birliği yapmak, paylaşmak, ortak bir hedef için yardımlaşmak  sosyal ve duygusal gelişime katkı sağlar.
 
Winnicot, oyun oynayabilen , yaratabilen ve çatışmalarla yaşayabilen her bireyi sağlıklı olarak adlandırır. Oyun her yaşta hayatımızda çok önemli bir yere sahiptir. Edinilen beceriler, hayat deneyimleri neticesinde sadece işlevi değişir. Her dönemde oyun oynamaya ihtiyaç duyabiliriz. Ferdinand Stangel, “Zavallı insan, oyun oynama neşesinden yoksun olandır.”  der.
Oyun oynamak, insanın içindeki neşeyi, çocuksu tarafı ortaya çıkarır. Neşenin ve eğlencenin de insan yaşamında iyileştirici bir gücü vardır.
 Psikolog Adile Nur Koyuncu
 

 

 KAYNAKÇA

Haluk Yavuzer. (t.y.). Çocuğunuzun İlk 6 Yılı.

Uğur A. MEMİŞ2, S. A. (2012). Erken Çocukluk Döneminde Oyun*. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR BİLİM DERGİSİ, 143-149.

Ýpek AKÝL, A. E., Özge YILMAZ. (2004). OYUN, OYUNCAK VE ÇOCUK. ADÜ Týp Fakültesi Dergisi, 39-42.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İRADE TERBİYESİ-KİTAP İNCELEMESİ

Kitabın arka kapağında Cemil Meriç'in kitap hakkında ki düşüncelerine yer verilmiş. Meriç; "Kaderimi tayin eden bir başka kitap da İbrahim Ethem'in tercüme ettiği "Terbiye-i İrade" başlıklı eseridir. Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim."    Disiplinli olmak, hayatımızı düzene koymak için gerekli özelliklerden biri. İstediklerimizi yapmak, hedeflerimize ulaşmak, hayallerimizi gerçekleştirmek için zihnimizi organize edebilmek, davranışlarımızı düzenleyebilmek ve motivasyonumuzu korumak gerekir. İçsel dünyamızı düzenleyebilmeli, kontrol alanımız içerisindeki dışsal koşulları işlevsel hale getirmeliyiz.  Kitabın yazarı Fransız eğitimci ve pedagog Jules Payot, kitabı bölümlere ayırarak, irade meselesini farklı başlıklar altında incelemiştir. Ona göre, iradeye hakim olabilmeyi engelleyen birçok farklı etmen vardır. Aynı zamanda bu etmenleri işlevsiz hale getirecek çözümler öne sürerek okuyucuya yol haritası sunmaya çalışmıştır.  İlk bölümle mese...

DUYGULAR BİZE NE SÖYLER?

 Duygular, hayatımızda en çok gündeme koyduğumuz, anlamaya çalıştığımız konuların başında geliyor. Hayat bir beyaz sayfaysa, duygular beyaz sayfaya can veren renklerdir, eğer hayat bir yolsa, yönümüzü bulmamızı sağlayan tabelalardır, eğer hayat okyanusun ortasında bir gemiyse, duygular kaybolmamıza engel olan   koordinatlarımızdır. Geçmişten bu yana farklı sözlerle, metaforlarla duyguları tarif etmeye çalışıyoruz.   Duyguları anlamak, onları kontrol edebilmenin yolunu açtığını düşündüğümüzden, belki de onları anlamak bu kadar önemli hale geliyordur.   Duygu nedir?   sorusu uzun yıllardır araştırmalara konu oluyor. Genel tanımı; olayların, kişilerin ve nesnelerin kişinin iç dünyasında uyandırdığı izlenimler olarak yapılabilir. Duygudurum ise, duyguları daha uzun süre, sürekli halde yaşamamızdır. Çevremizde olup biten olayları algılamamız, bilişsel alanda olayları anlamlandırmamız ve fizyolojik ve bedensel olarak bir tepki verme sürecimizi kapsar. Duyguları tan...